Esnafa İş Sağlığı Güvenliği kursu verildi

Geçtiğimiz Pazar günü Atatürk Kültür Merkezi’nde, Aliağa Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile Bilge Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi tarafından ortaklaşa olarak düzenlenen toplantıda 30 Haziran 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun işverene ve çalışanına yüklediği sorumluluklar hakkında üyelere bilgilendirilmelerde bulunuldu.
Bilgilendirme toplantısı öncesinde konuşan Aliağa Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Hüseyin Ekren, salonun tıklım tıklım dolu olduğunu görünce, “Nisan ayı sonunda Tüpraş Halk Eğitim Merkezi’nde yapmış olduğumuz toplantıya maalesef 20 kişi katılmıştı. Bu toplantıyı da yine katılımın az olacağı düşüncesiyle Atatürk Merkezi’ne aldık. Görüyorum ki salonda ayakta bile yer kalmadı. Sağ olun iyi ki geldiniz. Çünkü bu toplantı sizin menfaatinize. Keşke yine Tüpraş Halk Eğitim Merkezi’nde yapsaydık” diyerek üyelerden özür diledi.
“BİR YILDIR ÇALIŞMA YÜRÜTÜYORUZ”
Yasanın ön gördüğü koşulların yerine getirilmesi için mutlaka uzman bir ekip ile çalışmak gerektiğini belirten Oda Başkanı Hüseyin Ekren, “Biz oda olarak, bir yıla yakın bir süredir bir çok konunun uzmanı firmalarla görüştük. Petkim ve ilçemizde bir çok kuruluşa İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda eğitim hizmeti veren Bilge Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi ile, yani İkram Taşdemir beyefendi ile çalışmaya karar verdik. Bize ayrıca başka firmalarda geldi. Yaklaşık onun üzerinde bir firma talep etti. Ama ilk günden bu yana sizlere daha faydalı ve doğru bilgiyi vereceğine inandığımız İkram Bey’le çalışmayı tercih ettik. Teknik konular ile ve nasıl çalışılması gerektiği konusunda sizlere bilgiler verecek” dedikten sonra sözü İkram Taşdemir’e bıraktı.
“İNSANLAR GÜVENLİ BİR ARTAMDA ÇALIŞMALI”
Toplantıya olan katılımdan dolayı çok mutlu olduğunu belirten Bilge Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi yöneticisi İkram Taşdemir, önce İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun ne kadar gerekli olduğunu belirten bir görsel sunum yaptı.
Yasanın çıkması ile birlikte kurum olarak çeşitli eğitimlere katıldıklarını, bugün çok az kurumun sahip olduğu ‘A’ sınıfı sertifikaya sahip olduklarını, Aliağa, İzmir ve Manisa’daki çok sayıda işyerinde, binlerce kişiye İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimi verdiklerini belirten Taşdemir, önce niçin böylesi bir toplantı düzenlediklerini şu sözlerle anlattı;
“İş sağlığı ve güvenliği dediğimiz zaman hedefimizde insan sağlığı gelir. Çalışıyoruz ya da birilerini çalıştırıyoruz. Çalıştırdığımız insanların güvenli bir şekilde çalışması, güvenli bir şekilde çalışmasından sonra evine yine güven içinde dönmesi gerekir. Bu bizim hem çalışanlar olarak, hem de yönetici ve idareciler olarak en büyük dileğimizdir. Tabi bunlar bir işin insani boyutu. İşin hukuku boyutu ve bir de işin mevzuat boyutu var. Şu an ki süreçte Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği konusu hemen hemen her gün işleniyor. Yeni kanunun getirdiği yükümlülüklere baktığımız da ciddi beklentiler var. Bu beklentileri yasal mevzuatı yerine getirmemenin ciddi anlamda cezaları var. Kanun 30.06.2012’de yayınladı. Şimdiye kadar bağımsız bir iş sağlığı güvenliği kanunumuz yoktu. Bu tarihten itibaren yayınlandı. Yayınlanma gerekçesi de açık; Türkiye’de iş kazaları fazlaca yaşanmakta, ölümler fazlaca gerçekleşmekte, meslek hastalıkları boyutuyla baktığımız da ciddi anlamda rahatsızlıklar yaşanmakta.” dedi.
“ALİAĞA FARKLI VE RİSKLİ BİR BÖLGE”
Aliağa’da çok sayıda tehlikeli iş kollarının bulunduğu tesislerin var olduğuna dikkat çeken Taşdemir, “Aliağa, ağır sanayinin olduğu bir bölge. Maalesef şunu da belirtmek zorundayım. İzmir’in ilçeleri arasında, en fazla ölümlü kazaların olduğu bir bölgede bulunmaktayız. Ama işimizin doğası ve işimizin tehlikeli ya da çok tehlikeli boyutta olmasının getirdiği sonuçlar olarak ta düşünmek lazım. Bu durumu Esnaf Odası Başkanımızla sık sık konuştuk ve bu konuda çalışmalar yaptık. Hep ne yapabilirizi konuştuk. Kanuni yükümlülükler geliyor. Esnafımıza ciddi bir yük getirmeyecek bir şekilde planlamak mümkün mü? diye.”dedi.
“TÜRK USULU OLMAYA BAŞLADI”
İşverenlerimizin ve çalışanların Kanunun ne demek istediğini, amacının ne olduğunu anlamak istemediğinden yakınan İkram Taşdemir, “Maalesef birçok işyeri bu işi ‘Türk usulü’ haline getirmeye başladı. Yani işi sadece kağıt üzerinde görmeye başladı. İş farklı bir rant haline dönmeye başladı. Aman ha böyle bir sürece gitmeyelim. Maalesef ne kadar kanunlar çıksa, ne kadar mevzuat çıksa, ne kadar yönetmelik çıksa biz de garip bir ön yargı, garip bir anlayış var. ‘Burası Türkiye. Burada uygulanmaz. Biz bunun üstesinden gelemeyiz’ gibi. Bu tür dirençle karşılaşmak mümkün. Bu işin formatı kağıt üzerinde döner. Lütfen bu işe böyle bakmayalım. Sonra telafi edilemeyecek maddi ve manevi kayıplara uğrayabilirsiniz” diyerek esnafları uyardı.
“MÜFETTİŞ DENETİMLERİ SIKLAŞACAK”
“Biz bugün küçük esnaf ve girişimcinin kendi kıt kanat geçinme sürecinde ve bu kanunun istekleri doğrultusunda acaba nasıl bir konum belirleyebiriz, bunu iyi bilmemiz gerekir. Bizlerin önce kanun ve mevzuatı doğru algılamamız lazım. Bizden ne istiyor? Nasıl bir zemin hazırlanabilir? Nasıl bir doğru proje yürütülebilinir? bunu iyi bilmemiz lazım. İşi hakkıyla yapan hakkını alsın” diyen Taşdemir, hakkıyla ve kurallara uygun iş yapanların her zaman kazanacağını belirtti.
Bazı esnafların yasayı önemsemediğini işaret eden Taşdemir, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin önümüzdeki günlerde denetimlere başlayacağını ve Kanun ve yönetmeliklerde belirtilen sorumlukları yerine getirmeyenlerin yüklü miktarda para cezasına çarptırılabileceklerini belirterek şunları söyledi;
“İş müfettişlerinin sayıları git gide artmakta. 6331 sayılı kanunla birlikte eninde sonunda sizlerin de işletmeleri ziyaret edilecek. Ve inanın gerçek anlamda bu cezalar uygulanırsa işletmeyi kapatmaktan başka bir yolunuz kalmayabilir. Devlet, dokuz ve altında kişi çalışan işletmeleri de destekleyecek. Bunun içinde süreci var gücüyle yönetme gayreti içerisine giriyor. Ama 10 ve üzeri olan işletmeleri bu kapsamın dışında tutmamız gerekir. Burada 10 üzerinde çalışanı olup ta 2’ye bölüp bu yükümlülükten kurtulacağını sananlar yanılır. İşletme sayısını fazla gösterebiliriz ama ana işverenin toplam çalışanlarına bakılır.” diyen Taşdemir,
“Kanun’un tanımı, kapsamı, işverenin, çalışanın yükümlülüğü, yasa ve yönetmeliklerin öngördüğü koşullara uyulmadığı taktirde işverene cezai müeyideler uygulanır?” gibi konuları slayt gösterisi eşliğinde uzun uzun anlattı.
HÜSEYİN EKREN,
“ÇANTACILARA RABET ETMEYİN”
“Bazı çantalı kişiler, “Esnaf Odası adına geliyoruz” diyerek, “Risk Analizi yaparız” ve ya, “Yılbaşı geliyor. Esnaf Odası adına takvim yapacağız ve ya dergi çıkaracağız” diyerek sizleri kandırabilirler. Reklam veya para alabilirler. Sakın bunlara kanmayın. Böyle durumda hemen Odaya veya bana bir telefon açarak bilgi alın.” diyen Oda Başkanı Hüseyin Ekren, “Bu konuda şikayetler alıyoruz. Bu konuda zaman zamanda cebinize mesajlarda gönderiyoruz. Bu konuda uyanık olalım. Odanın adı geçen bir yer de mutlaka telefon açın sorun.” dedi.
“YASA BÜYÜK ORANDA YÜRÜLÜĞE GİRİYOR”
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 01.01.2014’ten itibaren tehlikeli ve çok tehlikeli işler kapsamı içerisine gireceğine bir kez daha işaret eden Ekren, “Kanunun büyük bir bölümü yürürlüğe girdi. Bazıları da yılbaşında girecek. Henüz yönetmelik yayınlanmadığı için, sağlıkla ilgili giderlerin devlet mi, yoksa esnaf mı karşılayacak, özel firmalarla mı anlaşacağız, netleşmediğinden sadece görüşmeleri ve alt yapıyı hazırladık. Eğer böyle bir anlaşma olacaksa oda olarak biz hazırız. Ama devlet yapacak olursa, ortak çalışmaya da hazırız. Sonuç itibariyle siz esnaf sanatkarları mağdur etmeden bu işten nasıl kurtarırızın alt yapısını biz hazırladık. O konuda hazırız sizler bize güvenin.” dedi.
SERTİFİKA VERİLECEK
Bu ve bunun gibi toplantıların talep olursa bundan sonra da düzenleneceğini belirten Oda Başkanı Hüseyin Ekren, esnafların her konuda odaya sorup bilgi alabileceklerini ve Eğitim Seminerine katılan 300’e yakın esnafa “Eğitime Katılım Sertifikası” verileceğini sözlerine ekledi.

26 Kasım 2013
Facebook
Döviz
Aliağa Hava Durumu
ALIAGA
2019 Aliağa Esnaf ve Sanatkarlar Odası